RAHİM AĞZI YARALARI

“Rahimde yara” dedikleri nedir?
Halk arasında rahimde yara veya rahim ağzında yara olarak bilinen “servisit” jinekolog doktorlar tarafından en sık karşılaşılan jinekolojik problemlerden birisidir.

Rahim ağzı yaraları genel anlamı ile cervicit (servisit) rahim ağzı dokusunun iltihabıdır.  Servisit sıklıkla bir enfeksiyona bağlıdır, ancak bazen irritasyon ya da travma sonrası da ortaya çıkabilir.

Kadınların yarısından fazlası hayatının bir döneminde cervicit problemine yakalanır. Yaşı ne olursa olsun cinsel yönden aktif her kadın servisit için uygun bir adaydır.

Kasık ağrısı ve vajinal akıntısı olan kadınların çoğunda başka bir hastalıkla bir arada ya da tek başına servisit bulunabilir.

Belirtileri diğer pek çok hastalığa benzediği ve spesifik yakınmalar yaratmadığı için kişinin kendi kendine servisitten şüphelenmesi zordur. Genelde başka bir nedenden dolayı yapılan jinekolojik muayene ile fark edilir.

Rahim ağzı yaralarının belirtileri nelerdir?
Servisitin ilk belirtisi adet kanamasının bitişini takip eden dönemde ortaya çıkan vajinal akıntıdır. Diğer belirtiler arasında anormal vajinal kanama, kaşınma, vajinada yanma, ilişki esnasında ağrı, ilişki sonrasında kanama, idrar yaparken yanma ve bel ağrısı bulunur.

Hafif vakalarda herhangi bir bulgu olamayabilir ancak olay ilerledikçe kötü kokulu ve iltihabi bir akıntı ortaya çıkar.

Uzamış ve tedavi edilmemiş bir servisit mukus (serviks salgısı) yapısını kötüleştirerek spermlerin servikal kanala girişini bozabilir ve bu şekilde kısırlığa yol açabilir.

Kısırlık tedavisinin ilk aşaması serviks ve vajendeki enfeksiyonların düzgün şekilde giderilmesidir.

Servisiti olan kadın gebe kalırsa da düşük ve erken doğum riskleri vardır. Ayrıca bu tür annelerden doğan bebeklerde doğum sonrası akciğer ve göz enfeksiyonları da normalden daha fazla görülür.

KONİZASYON

Bu bölümde servikal problemlerde yapılan konizasyon işlemi ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Konizasyona geçmeden önce HPV ile kanser arasındaki ilişki ve kanser gelişiminden bahsedelim.

HPV ile Kanser İlişkisi
Son yıllarda yapılan bilimsel çalışmalar kadınlarda ve erkeklerde HPV (Human Papilloma Virüs) ‘nin genital kanserlere sebep olduğu gösterilmiştir.

Kadınlarda HPV enfeksionları rahim ağzı kanseri (cerviks kanseri) ve rahim ağzı prekanseröz (kanser öncesi) lezyonlara, erkeklerde ise penis kanserine sebep vermektedir.

HPV ile kanser arasındaki bu ilişki, günümüze kadar bilinen virüs-kanser ilişkileri arasındaki en büyük ilişki olarak bilim çevrelerinde kabul görmektedir.

Özellikle anormal smear sonuçları çıkan hastalarda, hem kesin tanı koymak hem de tedavi edici olmak amacıyla “konizasyon” veya diğer adı ile “soğuk konizasyon”  işlemi yapılmaktadır.

Konizasyon nedir?
Konizasyon, rahim ağzı kanal dokusunun bistüri ile “koni şeklinde” cerrahi olarak çıkarılması işlemidir.

Rahim ağzı kanserleri daha sıklıkla “transformasyon zonu” veya “skuamo-kolumnar bileşke“ olarak bilinen servikal kanal bölümünden geliştiği için işlem sırasında bu kısmın çıkarılması son derece önemlidir.

Servikal kanalın elektrikli koter yardımı ile kesilerek çıkartılması işlemi “LEEP  (LLETZ)” olarak bilinmektedir. Leep işleminde doku yakılarak çıkartıldığı için cerrahi olarak bistüri ile kesilerek yapılan konizasyona “soğuk konizasyon” adı da verilmektedir.

Meme Kanseri

Meme nasıl bir organdır?
Memenin gelişimi ve meme ile ilgili bir çok hastalık yumurtalıklardan salgılanan hormonlarla yakından ilişkilidir. Bu nedenle günümüz tıbbında meme, kadın üreme organlarının bir parçası olarak değerlendirilmektedir.

Meme dokusu; süt bezleri, süt kanalları ile bunları çevreleyen yağ dokusundan oluşmaktadır. Meme kanserleri de bu dokulardan ortaya çıkar. Her dokunun kanseri farklı özellikte olup tedavi ve ilerleyiş biçimleri de farklıdır.

Meme kanseri nasıl derecelendirilir?
Kanser hücrelerinin lokalize olan yani çevre dokuya yayılmamışlarına “in situ kanser”, çevre dokuya yayılmışlarına ise “invaziv kanser” isimleri verilmektedir.

Meme kanserleri ne sıklıkta görülmektedir?
Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.

Her on kadından bir tanesi hayatının bir döneminde meme kanseri ile karşılaşabilir. Bu nedenle meme hastalıklarının özellikle meme kanserinin erken tanınması toplum sağlığı açısından da önemlidir.

Meme kanserleri için risk faktörleri nelerdir?

Meme kanseri, ultrason, mamografi ile teşhisGünümüzde kadınlarda gözlenen kanserler arasında ilk sırada meme kanserleri vardır. Her kadının meme kanserine yakalanma riski vardır, ancak bazı kadınlar meme kanseri açısından daha risklidir.

Genel olarak yaş arttıkça meme kanseri riski de artar.

Meme kanseri açısından risk faktörleri;

HPV (Human Papilloma Virus)

HPV nedir?
Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar son senelerde ülkemizde ve dünyada hızla artmaktadır.

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler, sosyal değişimler, ekonomik dengelerdeki farklılıklar kişilerin tüm sosyal hayatlarına etkilemekte ve bunun doğal bir sonucu olarak da cinsel hastalıkların artmasına neden olmaktadır.

HPV son yıllarda en hızla yayılan cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasındadır.

Bu bölümde HPV enfeksiyonları, HPV- kanser ilişkisi, genital siğiller, rahim ağzı kanseri ve anogenital siğillere karşı geliştirilen aşılar ile ilgili bilgiler bulunmaktadır.

Mikroorganizma Kanser İlişkisi
20, yüzyılın son çeyreğinde, bazı mikroorganizmaların kansere yol açtığı yönünde bazı güçlü bilimsel veriler ortaya çıkartılmıştır.

Mikroorganizma-Kanser ilişkisinde en sık gösterilmiş olanlar;
– HBV (Hepatit B Virus) ile karaciğer kanseri (hepatosellüler kanser)
– Henüz şüpheli de olsa Helicobacter Pylorides bakterisi ile mide kanseri
– HPV (Human Papilloma Virus) ile serviks (cervix, rahim ağzı) kanseri arasındaki ilişkilerdir.

Günümüzde HPV (Human Papilloma Virus) bir kanser türü ile en kuvvetle ilişkilendirilen virüstür. HPV ile rahim ağzı kanseri  (servikal kanser) arasında direkt bir ilişki bulunmaktadır.

Bazı yazarlar HPV kısaltması yerine kısmen Türkçe’leştirilmiş şekliyle İPV (İnsan Papilloma Virus) ‘yi kullanmaktadırlar.